![]() |
|
|||||||
|
|||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
REWİME JI TARİYéRA@tuneme
![]() |
Mansur-u Hallac Ve Bayezid-i Bistami’nin Bazı Sözleri
tasavuffun gercek yüzü(gercekler) Mansur-u Hallac Ve Bayezid-i Bistami’nin Bazı Sözleri Mansur-i Hallac, Bayezid-i Bistami, İbni Arabî, Vahdet-i Vücud (tüm âlem ve tabiatın yaratıcısı ile yek vücud olup birliği ön görme) felsefesinin kollektif ortaklarıdırlar. Bu insanların kullandıkları ifadeler fıkıhta küfür olarak niteleniyor. (Bkz. Envar c.2, Bâb-ı Riddet, Muğni Mûntac Bâb-ı Ridde). Mansur-i Hallac'a sorulur: Allah nerdedir? O da derki: Kuyudadır. (Bkz. El-Kevâkibu’d-Dürriye Fi Tericim-i Sâdat-i Sufiye, c.2, s.72, Et-Tabakat-i Kübra, Faik Zeyneddin Muhammed Abdurreuf-el Menavi, Beyrut Lübnan) Beyazid-i Bistami diyor ki: Hak Teala bana dedi ki halk içine çık. Sıfatımla, kim seni görürse beni görmüştür. (El-Kevâkibu’d-Dürriye Fi Tericim-i Sâdat-i Sufiye, c.1, s.652). Mansuri Hallac SİMYA ilminde kitap yazmıştır. Simya ilmi sihir, tılsım ve harf tesiri ile insan ve hayvan tabiatlarını etkilemek, insanların hayallerinde değişik âlemler yaratmak ve gözlerinde aynı hayalin görülmesine kuvvet sağlamaktır. Harf sırlarıyla tılsım organize edip insanların gözü önünde hayaller yaratmaktır. İbn Haldun diyor ki: Bazı sofular bu ilmi tabiat âleminde kullanıp insanları etkilemişler. Hatta vahdet-i vücudu savunanların çoğu bu ilmi bilmiş, anasır-ı erbaa âlemini etkilediklerine inanmışlar, onların elleriyle tabiatüstü harika olaylar zuhur etmiş, ilimde esma-i hüsnanın üzerinde bazı felek ve yıldızların da tesiri olduğuna inanmışlar. Çünkü onlara göre esmanın maddesindeki harflerin tabiatı ve sırları bu nizamda etkiler yaratmıştır. Böylece Esma-i Hüsnayı da bu ilmin nizam ve kurallarında kullanmıştır. Bu da Şemsü’l-Mearif isimli eserin müellifi olan Boni (eş-Şeyh Allame Ahmed El-Boni) ve İbni Arabî’nin mezhebidir. Bu ilim ise Yahudi âleminin “Kabala” kitabından gelmektedir. Kabbala ha,hamları harf ilminin eşyaların ruhunun ilmi olduğuna inanmışlar ve Allah harflerle âlemi yaratıp üzerinde hüküm etmiştir ve beşer de bu ilimle maddi eşyaları etkileyebilir demişler. (El-Meârifü’l-İslamiye. c.13, s.21) (Bkz. El-Kevâkibu’d-Dürriye Fi Tericim-i Sâdat-i Sufiye, c.2, s.74–75). Bu felsefenin kollektif ortakları olan ibni Arabî, Bayezid-i Bistami ve Mansur-i Hallac’ın söyledikleri sözlere cevaz verecek bir ayet ve işaretle de olsa bir hadis var mıdır? Eğer Yaratıcı (Allah) ile yaratılanı bir görsek mahlûk içinde Allah düşmanları da vardır, kaldı ki domuz, köpek ve necis maddeler de mahlûktur. Birlik felsefelerini burada nasıl yorumlayacaklar? Fena kelimesine gelince eğer herşey beynin algıladığı bir gerçek "yani hologram” ise hakikat de hayal olup fani ise o zaman Yüce Allah'ın yaratıcılık sıfatı tam bir etgen gerçek olmaması lazımdır. Yani Allah’ın yaratan sıfatı yok demektir. Eğer bu felsefeden gaye tapılan tüm batıl tağutları red edip kimse yok eşya yok sade yaratan Allah vardır yani Fena Fillah olmak ise böyle bir anlayış yine dolaylı yollardan insanı şirke götürür. Çünkü eğer eşya ve tabiatı Yaratıcının cemali ve timsali olarak görür isek eşya ve tabiata da ilah sıfatını yükleyip, yaratanla aynı konuma oturtmuş oluruz. O zaman “Tao”culuk inancını ve Çin'in diyalektik felsefeni tevhid olarak İslam âleminin kabul etmesi lazımdır. (Bkz. Dinler Tarihi, Ali Şeriatı, s.166–167, Taoizm). Bayezid-i Bistami'den rivayet edilen sözlerin çoğunda küfür, şirk tesbit edilmiştir. Mansur-i Hallac’da da aynı durum söz konusudur. (Bkz. Mecmuu’l-Fetava, c.2, s.140 ve İbnu’l Kayyim, Medaricü’l-Salikinr, c.3, s.447). (Bkz. eş-Şirk Fi’l-Kadim vel hâdis, c.1, s.869 Mektebütü’r-Rüşd, Riyad, 1421–2000). (Bkz. Telbis-i İblis, s.174–178, İmam Ebu’l-Ferec Abdurrahman İbnü’l Cevzi, Darü’l-Hadis, Kahire1415 M. 1995). Ümmete, eğer Resulullah'ın hayatı örnek ise Allah Resulü' hangi tarihte bu kelimelerden tek bir tanesine telaffuz etmiş? Bu kelimelere cevaz verecek ayet veya bir hadis var mıdır? Sahabelerden hiç biri böyle bir kelimeyi hayatında söylemiş midir? Bu gün Anadolu'da yüzbinlerce insan bu inancın etkisi altındadır. Delil, burhan, kanıt hiçbir dayanak olmaksızın böyle sapık doğmatik bir ekol İslam’ı kirletmiştir. Namaz içinde bir şahsı hayal etmek (rabıta-i teylesan) şirk tehlikesine paraleldir.[Üye Olmadan içeriği ve Linkleri Göremezsiniz. ] İslam kültürüne budizm-hinduizm doktrinlerini sokanlar hadis ve tefsiri de etki altına alan israiliyat (yahudi rivayetleri) İslam’ı tahrifat tehlikesiyle karşı karşıya bırakmıştır. Bu ekolü dinin üstüne çıkaran rant odakları İslam aleminde birer güç noktalarıdırlar. Suriye devlet başkanı Hafız Esad’ın ölümünde Rufaî tarikatı tüm ülkede matem nümayişleri yaptı ( ) ve çarşılarda karınlarına şiş ve bıçak sokarak keramet tezahüratları yaptılar. Keramet eğer evliyanın eli üzerinde iradesinin dışında Allah'ın kudretiyle zuhur olan tabiatüstü bir harika ise bir Allah düşmanının sevgisi için hem de iddia ile gösterildi ise sihir ve istidracdan başka bir şey değildir. [Üye Olmadan içeriği ve Linkleri Göremezsiniz. ] Bkz. şerhil Akaid En-Nesefi Ve Cevheret-tü tevhit lil Beycuri Bkz. Tüm Akaid Kitapları. Bkz. Sadd›k Bin Hasan bin Ali bin Lütfullah El Hüseyniyi (Buhari Et tecül Mükellel min Cevahiri Mesairitürazahiri vel evvel S. 521-522. Mektebetü Darül İslam Riyad 1995. Bkz. Muhammed Es'ad Es-Sahip Nurul hidayeti vel İrfan fi Sırrı Rabıteti ve beweccuhi ve hükmül ...... S. 3 Matbaatül ilmiye Kahire. YAZAR.mehmet .fırat.. hazırlayan.(roja_sib e) Konu roja_sibe tarafından (02-12-2008 Saat 23:45 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|